Yaşıma oranla biraz garibim sanırım...  Kendimi bildim bileli teknoloji'nin T'sine ilgim yok.. Şu an belki de izlediklerimin arasında Teknoloji bloğu görebiliyor olabilirsiniz ama onu takip etmemin bir nedeni var... (:

Evet bilgisayar ve netsiz yapamam... ama bu benim teknolojici olduğum anlamına gelmez... Kullanma amacım tamamen içimi dökmek sayfalara.. ve müzik... Rahatlamak bir nevi... Ayrıca fena halde 80'li yıllara tutkum var 1988 doğumlu olmama rağmen... O yıllara ait bir şey gördüğüm zaman acaip bir his yaşanıyor içimde.. aşırı özlem duyuyorum.... Ya geçmiş yaşamımda o zamanlarda yaşadım ya da maneviyata özlem duyduğum için o yılların insan ilişkilerinden dolayı olabilir bu tutkum...Kendimi bazen cidden yaşlanmış gibi hissediyorum.. içimde 1 gram hırs yok...Trendleri ve modayı takip etme huyum yok falan... akışına bıraktım kısaca hayatı... benim için hayat müzik , sanat , ruhsallık , fotoğraf ve maneviyattan ibaret... 

Şu an en çok istediğim şeylerden biri anneannemin teknolojisiz evine gidip saatlerce huzur içindeki o loş odada uyumak....

Şu an en çok istediğim şeylerden biri kar yağarken elektriklerin kesilmesi ve mum yakmak...

Şu an en çok istediğim şeylerden biri ölen babaannemi geri getirmek... tekrar onda kalmak geceleri.. sabahları onunla kahvaltı etmek... bardak bardak çay içmek.. öğlene kadar konuşup onunla öğle saatleri uykuya çekilmek... akşamları tv karşısında peynir,ekmek ve çay atıştırmak...

Şu an en çok istediğim şeylerden biri dışarı çıkıp çocukluğuma geri dönmek...

Şu an en çok istediğim şeylerden biri sabah kalktığımda bilgisayarı açmak zorunda kalmamak...

Şu an en çok istediğim şeylerden biri alp dağlarında kar yağan bir köyde ahşap evin içinde mum ışığında oturmak ve pencereden kar yağışını izlemek... 

Şu an en çok istediğim şeylerden biri 1980'ler tadında bir hayat yaşamak...

Şu an en çok istediğim şeylerden biri Ateride Super Mario oynamak...

Şu an en çok istediğim şeylerden biri MANEVİYAT!

Bu kahrolası zamanda istediğim ve özlem duyduğum tek şey  MANEVİYAT!!

MANEVİYAT!

MANEVİYAT!

MANEVİYAT!

Daha ne kadar sahteleşcez biz? :(


* Bir nevi şuursuz insan modeliyim... kafam daima hoş sanırım... ''kafa gitti'' lafı en çok kullandığım laflardan...

* Üşengecin önde gideniyim... çişim geldiğinde saatlerce üşengeçlikten dolayı tutup üstüne birde şarkı çakıp oynayabilip,bundan acaip zevk alabiliyorum....

* Acıklı şarkı dinlediğimde daha hayatımda olmayan sevgilinin cenazesini hayal eder,bunalıma girerim...

* Doğal felaketler daima hoşuma gitmiştir.. (Deprem hariç).. Özellikle tsunami filmleri izlediğimde kendimi kaybederim...

* Hatta çocukken yağmur yağdığında ''neden bizim burada sel olmadı'' diye ağlamıştım... evet bunu yapmıştım...

* Çocukluktan bu yana sırayla gidersek Bilim,biyoloji,mikroskop incelemeri,kimya,coğrafya,uzay,meteoroloji,astroloji,tarot,parapsikoloji,resim ve fotoğraf ile ilgilendim...ve an itibari ile hem foto hem meteoroloji ile ilgiliyim tekrardan....

* Bir şarkıya sararsam o şarkıyı 4-5 saatte 100 kez dinleyebilirim...

* Acıktığım zaman mutfakta harika mixler yaratabilirim. Mesela muz yiyip yanında kuru fasülye,onun yanındada portakal suyu içmek gibi.. (Miktar mutfaktaki çeşitliliğe göre değişiklik gösterir...)

* Ülke takıntım var... Her ülkenin konumunu anında haritada gösterebilirim... ülkelerin olduğu bi çok organizasyonlada ilgiliyim.. (Bknz.Olimpiyatlar,Eurovision vs vs...)

* Dinlediğim şarkıcıların hangi ülkeden çıkma olduğunu öğrenemessem içim içimi yer...

* Başıma şu ana kadar ne geldiyse ya meraktan ya yemekten olmuştur...

* Ruh halim ya çok iyidir süperdir ya da berbattır.. intiharlığa yatkındır...

* Bir şeyi kafaya takıp kafamda 1001 çeşit paranoya yaratabilirim...

* Odam genellikle ahır derecesinde dağınıktır fakat arada kriz gelir odamı tertemiz yaparım...(Bknz.Kutsal günler)

* Çarşamba uğurlu günümdür ve en güzel haberler ve olaylar Çarşamba günleri uğramıştır bana....

* Genellikle beceriksizim gibi algılansamda işime gelen her konuda harika becerikliyim...

* Gün içerisinde 434644224434 kişiye platonik aşk besliyorum.... ve her biri bir öncekini unutturuyor bana...

* Kar delisiyim ama kar topu oynamayı hiç sevmem... sevdiklerimle arada oynadığım olmuştur ama pek zevk aldığım söylenemez... aksine kar yağışını izlemeyi ve karda yürüyüp hayal kurmayı çok severim....

* Kar zamanları odamda perde açık olur ve izlerim... meteoroloji radarını takip ederim maç gibi... kar bulutları yaklaştıkça ya da güçlendikçe sevinç çığlıkları atarım....

* En büyük hayallerimden biri otobüste karda mahsur kalmak...

* Kafamda güzel planlar varken ''ya ölürsemde planlarım kalırsa'' gibisinden saçma düşüncelerim olabiliyor evet....

* Şiirden nefret ederim....

* Dışarıda tek başıma yürürken hayal kurarak aniden kahkaha atabilirim... Garip bakışlara maruz kalsamda bu beni engelleyemez...

* Şehirlerarası otobüs delisiyim... Asla arabada seyahat edemem... otobüste cam kenarı takıntım vardır ve asla uyumam... gece yolculuğu olacak ve en az 8 saat olmalı o yolculuk... Hatta bizimkiler bir yere arabayla giderse ben o gün oraya otobüsle giderim....

* Aynı zamanda kendimi bildim bileli birini keser gibi otobüsleride keserim... izlerim hep... (Belediye otobüsleri hariç...)

* Sevdiğim bir müziği dinlerken dişlerim kamaşır.. Böyle bildiğin dişim zevkten 4 köşe olur....

* Mıçmaya giderken yanımda cep telimi ve cüzdanımıda getiririm... Garip bir tik gibi oldu bu bende...

* Cep telefonu kullanmayı hiç sevmem... Elimde olsa anında denize atarım ama iş hayatı gereği zorundayım!

* Her yatağa yattığımda hayaller kurarım ve bu en az 1 saatimi alır...bundan acaip haz alır ve yatakta zevkten kıvrınırım....

* Her evden çıkışımda ''bizim kedi ya dolapta kaldıysa?!'' takıntısı basar ve eve dönene kadar bu takıntımı kontrol altına almaya çalışırım....

* Rutin fotoğraf çektirmekten nefret ederim ama foto çektirmeye bayılırım...

* Seksi sohbetlere bayılırım...

* Aynı zamanda seksi şarkılarada...

* Pozitif olsamda içimde bir intikamcı huy vardır...2 yılda 1 falan ciddi sinirlenirim ama sinirlendiğim zaman etrafta eşyaların uçtuğuna şahit olunmuştur...

* Kimseden nefret etmiyorum... edemiyorum :s anca nötr olabiliyorum....

* Şarkılarda şu tarz ses tonundaki hatunlara hastayım....

* Aynı zamanda şu tarz ses tonundaki adamlarada....

* Photoshop delisiyim...

* İçimde hırs,rekabet,elde etme güdüsü yok denecek kadar azdır. Hatta hırs hiç yoktur.. bu güzel bir şey ama Dünya üzerinde çok zorlanırım :/...

* Köpeklerden acaip korkarım... bir çok kez köpek yüzünden yolumu değiştirip uzattığım olmuştur...

* Paraya o kadar düşkünümki odamda yerlerde gezer paralarım :D

* Tam 1 yıldır berber yüzü görmüyor saçlarım....

* Saçlarımın kötü ve bakımsız olduğu günler dışarda herkes bana bakıyormuş gibi hisseder ve önüm eğik,içimden saya saya küfürleri eve giderim...

* Gün içinde kafama esip şehir dışına gidebilirim.. daha önce bunu bir çok kez yaptım.. yeterki elime yetebilecek kadar para geçsin :D

* İnsanlar bir konuyla çok ilgileniyorlarsa bilinki o konu ile uzaktan yakından alakam olmaz.. ama insanların ilgi alanı olmayan bir konu varsa bilinki o konuyla baya ilgiliyim :D (ve bunu kasti yapmıyorum..)

* Restorantlarda menüden o kadar zor yemek seçerim ki , yaklaşık 30 dakikaya yaklaşır bu...

* El yıkama takıntım vardır.... en küçük şeyi tutsam dahi elimi yıkamadan rahat edemem.. aynı zamanda sabun... dışarıda tuvaletin sabunu yoksa kafayı yeme safhasına gelirim...

* Çevrem çok geniş gibi görünsemde aslında çok az dostum vardır ve çoğunlukla önce kalabalıklara  girsemde sonradan soyutlamaya çalışırım kendimi...

Aklıma geldikçe devamını yazarım... (:



2009'un Aralık ayı civarı yine grip olmam öksürüklerimi azdırmıştı ve bu yaklaşık İstanbul'a kar gelene kadar sürdü... Nasıl uyuz oluyordum anlatamam.... Geçen yoğun kar yağışında dışarıya ''ya öksürüğüm azarsa'' diye döt korkusu ile çıkmama rağmen o günden bu yana öksürüklerden eser yok... arada olsada en azından hissedilir derecede azaldı... Kurtarıcım Sibiryam imdadıma yetişti...Sibirya benim minicik aşkım... bana en güzel hediyelerden birini verdin... Şubat ayında daha çok gelmen dileği ile... Seni seviyorum...

Kurtarıcım ,aşkım Sibiryama.... 

(Bizimkisi bir AŞK hikayesi..)



               

Çok büyük bir değişimin içindeyim hem içsel hem psikolojik hemde dışsal diyelim.... Çok eğlenceli ama :)... insanın kendisiyle savaşması gibisi yok gerçekten! Kendisi olmak için savaşmalı insan... Yaşamın dersi bu..!!
Risk almakta bunun içinde tabi.. ama risk almak gerek ilerlemek için.. Korkuları aşmak! işte bu! diye haykırmak!Daha önümde yol var ama şunu anladımki dün baktırdığım tarotta daha emin oldum :)... Bendeki değişim rüzgarları tam tamına 7 yıl önce başladı ama o içsel bir değişimdi... Düşüncelerin değişmesi,yerine oturması.... bu bir kaç yılı aldı... yeri geldi acılar arttı falan... kolay olmadı.. çok acılı oldu.. hemde çok :)... ama iyiki yaşamışım o acıları.. üstten bakabiliyorum olaylara... güzel! olgunlaşmak için tuz biber onlar :).. Bu arada bu değişimin kaynağını sormayın bana :) bilen biliyor :p... zamanı gelcek değişim hızlandıkça rayına oturacak...  geçen yıl bir anda değişim bir atak yaptı.. içten dışa çıktı ve hızlandı... ilerleyişte hızlandı :)... bu baya baya iyi oldu!  bir miktar daha sıkıntılar,acılar beni bekliyor... sorası ise tarotta çıktığı gibi "fleeting sensations, magical moments" :D






Çocukken pek ilgilenirdim meteorolojiyle,hava durumlarıyla falan....Hatta zamanında 75 şehrin ayrı ayrı kağıtta hava grafiğini dahi tuttuydum :D.. Acaip haz alıyordum hava olaylarından,kasırgalardan,sellerden falan... manyaktım bildiğin :D.. Özellikle kışları daha bir depreşiyordu bu meteorolojik aşk bende... Sonra zamanla ilgim azaldı buna... Kar yağdığında sadece bu aşk geliyordu bana :D.. Neyse bu yıl Ocak ayında yaşanan Avrupa'daki aşırı şiddetli kar fırtınaları ve bununla beraber geçen yıl İstanbul'a hiç kar yağmamış olmasıda bende bu aşkı tekrar depreştirdi.. Hele geçen öyle bir Ocak ayı yaşadık ki sanarsın İLKBAHAR! :@ bu benim dahada bozdu sinirlerimi :D Avrupa kardan bıkmış biz bahar tadında havadan... yani en azından ben bıktım :p... Dedim noluyor nan! :D nereye kadar bu böyle.. hava durumlarına falan bakarken kendimi şu linkte buldum bir anda... ;

İstanbul için kar tahminleri

Neyse bi bakarım burda benim gibi olan çok :D ödüm koptuydu nan.! Kendimi bir an yalnız falan sandıydım :P bu sitedede benim gibi kar delileri var hemde bazıları benden öte... Yağmur kara dönerken gece sabaha kadar kar yağışına dönmesini lambaların altındaki ışıktan izleyenlerden tutun,kar yağacak denip yağmadığında sinirleri bozulanlara kadar ve dahası :D okuduğumda ''Anaaam! bunlar bildiğin ben :D'' dedim... Neyse siteye düştüm düşeli bende olanlar ;

1.İnternette ilk açtığım site burası...
2.Yazıları sürekli takip ediyorum. Olumsuz bir yazı moralimi çökertiyor :s
3.Bildiğin maç izler gibi uydu görüntülerini takip ediyorum :D... soğuk hava kütlesi yaklaştığı zaman gol atılmışcasına hoplayasım geliyor :D gerilediği zaman ise basıyorum küfürü! :@
4.Aklım fikrim kar yağışında kısaca...

Şubat'tan ümitliyim.. lakin yağmassa sırf kar için haftasonu Abant'a gideceğim :D...

Eğer hem Şubat'ta yağmayıp hemde abant'a da gidememişsem depresyondayım bilin...

(Oha bu çocuk manyadı lan koşun!)



Öncelikle bloğuma şöyle başlayayım.. Ben 1980'li yıllarda yaşamadım...  (Geçmiş hayatlarda yaşamış olabilirim onu bilemem :) ) 1988 doğumlu 90'lar çocuğuyum (:  .. Neyse bu sabah kalktım.. Baktım hava hala normal Ocak sıcaklığı değerlerinin üstünde..  (16 °C ).. Bende kar seven biriyim... aklım karda... sonra halam ve yengem geldiler oturmaya... konu 1987 de İstanbul'da yağan kardan açıldı...Gittim netten falan bakayım dedim nasılmış diye.. zaten biliyordum ama hatırlatma amaçlı bakayım dedim.. Bu başlığı gördüm... baya bi okudum falan.. bir anda beni bi geçmişe özlem bastı.. fotoları görünce o yıllarda yaşamak istedim... Havada kapalı zaten şuan hüzünlü falan... derin nefes aldım ah o yıllara dönmek istiyorum diye söylendim içimden dertlenerek :)... şu an tek istediğim şey Perihan Abla dizisi tadında bir hayat... :/ böyle kar yağacak.. Tv de sadece bir kaç kanal olacak.. İnternetmiş,bilgisayarmış olmayacak. Samimiyet olcak... Evimde cam kenarında eski koltuklarda oturmuş çayımı yudumluyor olacağım... hava kapalı olacak.. kar falan yağacak.. kapı çalacak.. komşu gelcek.sohbet olacak... offf :/ şimdiki devirden nefret etmeye başladım.. sahte yani her şey.. hatırlıyorum ben çocukken dahi (1995-1996 civarı) samimiyetler vardı ya... Teknolojinin içine edeyim!... keşke 0 lansa.. o zamanlara geri dönsek.. offf :/ ya yaşlanıyorum ya da tatmin etmiyor hiç bir şey sanırım beni.. :s



''İnsanoğlu sevmeyi,sevişmeyi bilseydi , ne asker , ne ordu , ne yönetimler olurdu ne de savaşlar!!! Dünyamızdaki tüm kargaşaların savaşların altındaki neden korku kültürünün egemen olmasıdır. Sevgiyi bilmeyen insan varlığını her an tehdit altında görür.''

 

demiş OSHO... Ne kadarda güzel demiş...

 

ve bazen içimden bu gezegeni terketmek geliyor.... ama henüz zamanı değil... yani zorla olmuyor... bir an şuurun gitmesi gerek falan...