2009

2 yorum

 

Ólafur Arnalds - Fok şarkısını açın..ve öyle okuyun.... çünkü bu şarkı ile yazdım bunu...


Ve 2009'un son günlerindeyiz.. Koskoca bir yılda bitiyor... Zamanda hızlı geçiyor tabiki...2009'u bitirirken biraz karışık ruh hallerine sahibim çünkü 2009 şu ana kadar geçen en kötü yılımdı...2010 bundan ya kötü geçerse endişesi basmıyor değil... 2009 da Umutsuzluğumun dibini hissettim... ama pes etmedim.. İlerledim!... Aslında 2009 üstten bakıldığında iyi bir yıl.. Çünkü zorluklar insanı güçlendirir...En büyük adımları bu yıl attım ben... Hatta aklıma geldikçe kendime bile şaşırdım...

Bir zamanlar bahçemde oturur,ilerideki tepeye bakardım... o tepe kayalıklı,keskin,yüksek ve riskli bir tepeydi... o tepeyi aşanlar vardı. o insanlar aklıma geldikçe imrenirdim... hatta bazen negatifliğime yenik düşer ve o tepeyi aşanlara uyuz olurdum! Almak istediğim kendime ait küçük bir evim vardı... ama o tepenin arkasındaydı.. Bu yüzden umudum pek yoktu.... hatta sonra öyle düşünceler geldiki,boşver o tepeyi... al bu evi burada yaşa gibisinden... ama yaşadığım evin çevresi bana göre değildi... o tepenin arkası bana hitap ediyordu.. özümün ihtiyacı vardı orada.... Ve bir dönem geldi.. o tepeyi unuttum... bahçemdeki çiçekler ve böceklerle ilgilendim... onları besledim,büyüttüm falan :)... Ve bir gün o tepeye tekrar baktım... derin bir nefes aldım ve ''sana geliyorum!'' dedim (:... Çevremdeki bazı insanlara o tepeye çıkacağımı söyledim... ve onun arkasındaki küçük bahçeli evi alacağımıda :)... Tepenin arkasındaki o evi almamı bazı insanlar istemiyordu... Çünkü o tepenin ardına yerleşirsem onlar ile aramda kocaman keskin bir tepe olacaktı! bu onlar için çok büyük bir tehlike idi... Çünkü beni göremeyeceklerdi fazla... buna rağmen kararımdan vazgeçmedim... Bazen duyduğum sözler o tepeden beni bir kaç saatlik korkutsada sürekliliği gelmiyordu bunun... Bir sabah uyandım... arkadaşa söyledim ve o tepeye doğru yürüdük....hazırlandım ve bir dağcı gibi tırmanmaya başladım... aşağıya bir bakarım ki bana el sallıyorlar sevdiklerim.... ''benimle gelin'' dedim. Korkarak... fakat ardından bu yolu tek başıma katetmem gerektiğini idrak ettim.... tepenin zirvesine ulaştım.... Şu an tam zirvedeyim.. oturdum... gözlerim bir eski evimde,birde yeni alacağım evde... 2'ye bölündüm aslında....

2010'u o tepenin zirvesinde karşılayacağım... şarabımı içeceğim.. gülümseyeceğim... bazen hüzün basacak ve ağlayacağım.... ama şuna eminimki 2010'da o tepeden asla geri dönmeyeceğim! tepenin inişi daha zor aslında... Çünkü çıkarken dinlenebiliyorsun.. fakat inerken çok zor... sürekli iniş halindesin... Ama bu beni korkutmuyor.. hah! koskoca tehlikeyi çıkan adamım ben... iniştenmi korkacağım!? tepeden indikten sonra beni karşılamaya gelecek yeni insanlar :) yeni evimi göreceğim sonra... :) yeni bir yaşam.... olmam gereken yer... acaba o zaman eski kasabamdaki insanlar nolcak diye düşünüyorum ama şu an bunu düşünme vaktim değil.. 2011 de belki düşünürüz :)

2009.. Ben aslında senden nefret etmiyormuşum be :) aksine seviyormuşum... baksana sayende o dik tepeyi tırmandım :)...

...netsret netsret

2 yorum
Dün ben binmeye korktuğum kamikaze'ye binmek için tek başıma yola çıktım... Streslide olsa bindim... Bir an da farklı gözle gördüm etrafı... yanımda bir sürü insan :) sonra bir bakarım ki güneş batıdan doğuyor!.. Kıyamet gibi... Sonradan farkettimki içimdeki bazı korkular ölüyor aslında... Kamikaze bitti.. bende indim.. evime doğru yol aldım sakince... yakında kıyamet kopacak ve kendime ait bir cennet bahçem olacak...
0 yorum


Son zamanlarki ruh halimi yansıtan daha iyi foto yok sanırım bundan başka...

Lounge Music

0 yorum



Geçen aylarda Lounge Music albümü almıştım Santralistanbul'dan... Neyse geçen evde dururken annem aldı ve dinlemek için salona getirdi.. Taktı.. dinliyor.. Annem bir yandan resim kursuna getirmek için değişik müziklerin olduğu CD arıyor... Bayıldı Cd'de ki müziklere ve bana sorar ;

Annem - Ati ben bunu kursa getircem..
Ben - Tamam anne getir..
Annem - Fakat hoca bu ne müziği diye sorarsa ne dicem hocaya?
Ben - Lounge music diyeceksin anne...
Annem - işte Lounge music ne diye sorarsa ne diyecem?
Ben - Erotic müzik dicen :D
Annem - hadi? hayatta getirmem bunu kursa utanırım ben. hem erkek öğrencilerde var...

ve o sırada örgü ören anneannem devreye girerek ; ''Terbiyesizler...dinledikleri şeylere bak erotikmiş !''
diyerek noktalar akşamı...

ve işin güzel yanı bu insanlarla ben aynı evde yaşıyorum :D

Seviyorum nan :D

(Eşek sıpaları...)

Onlarda insan...

4 yorum


Bugün Beşiktaş civarlarında bir sokakta yürüyorum ve etrafımda köpekler havlamaya başladı... Benimde köpek korkum olduğu için kendi kendime telkin yapmaya başlıyorum ve diyorum ki ; ''Ati sakin ol! zarar vermezler.. Onlarda insan....'' aradan saniyeler geçer... ''pardon köpek'' nese yola devam...

(hgfugıubıuhkjgtyfşkjuıygtfyvbkbık)

(bye!)

Bir garip şuursal haller... :s

2 yorum





Bir kaç gündür şuursal bir garip hallerdeyim... Maddeler halinde sanada anlatayım blogcon...

* Normalde telaşlı ve panik biri olmama rağmen bu aralar kuş gibiyim.. Bir huzur,özgüven ve rahatlık var içimde.. Düşüncelerim eskiye oranla daha bir berrak...

* 6.hislerim yine aşırı derecede bir artış gösterdi.. aklıma biri geliyor ve anında o kişi ile ilgili bir şeyler oluyor bir kaç dakika içinde :|... aynı şey olaylar içinde geçerli ama ağırlıklı olarak aklıma gelen olaylar değil , kişiler üzerine...

* Özellikle son 2 gündür sürekli deja-vu halleri yaşıyorum... Günüm bir kaç kez ''Oha yine mi! oha bu anı bir yerden hatırlıyorum'' tarzı düşüncelerle geçiyor...

* Ha bide dalgınlıktan mıdır bilmiyorum ama sürekli şuursuz tavırlar halindeyim son zamanlar... bunları da sıralarsak ;

1.Bugün çay demledim. çay poşetini gitmişim buzluğa koymuşum.. :|
2.Muz yedim..ardından çişim geldi.. kalktım muz kabuğunu klozete atıp sifonu çektim.. Sonra ''Anaam! naptım ben :| '' dedim...
3.Çay demlerken iyi su koymuşum... Annem geldi ve neden musluk suyu koymadığımı söyledi.. Ardından iyi suyu döktüm ve yerine tekrardan musluk suyu koydum :s

Noluyor bana :|

Sanırım aklım sadece o yerde...Dikkatimi başka yöne veremiyorum :D

Orası da bende kalsın evet...

(bye..)

Aşıkım hayal gücüme!

2 yorum
Bazen hayalgücünde sapıtma noktasına ulaşabiliyorum... :|

Bugün eve dönüyorum otobüs ile... Işıklarda durduk... Cam kenarındayım... Durduğumuz yerin ilerisinde rüzgardan dolayı dalgalanan bir kumaş var.Üzerinde de reklam gibi bir şey olsa gerek... Ben onun kumaş olduğunu idrak edene kadar ne olarak düşündüğümü aktarıyorum ;

''Plazma koymuşlar.. Reklam heralde... Yok yok reklam değil bu.. Anaaam! tsunami bu...Görsel efekt çakmışlar....oyy oyy taşıyor su...offf ne güzel...''

Bir kaç saniye sonra ; '' anaam kumaşmış bu :D yarısı beyazmış :D dalgalanınca beyaz bölgeyi tsunami sandım bir an .. kumaşıda dijital ekran sanmışım hahahaha'' :D

(Yorum yok...)

!Format!

6 yorum
Son zamanlar aslında hayatımda beni yıpratan , sadece bağlılıktan duran , gereksiz bir yer edinmiş ve ilerlememi engelleyen insanlar olduğunu farkettim...Ve en kısa zamanda onları yavaş yavaş çıkarma kararı aldım eskiden yaptığım gibi.. Fakat şöyle bir şey var... Bazen istesende bu olmuyor... yani sen zorlayınca olmuyor.. bir şekilde yine girebiliyor bu kişiler hayatına.. Yapamıcaksın gibi geliyor ama aslında böyle değil... 

Çok kısa bir örnekle anlatayım... ;

Bana zamanında bir kız dadanmıştı... Hoşlandı falan.. Neyse ama hiç benim tipimde biri değildi... Boğuluyordum onun yanında... Kaç kere hayatımdan çıkarma planları yaptım falan... ama yok olmuyordu. sonra bir meşguliyet döngüsü içine girdim,o düşünceleri kafamdan attım falan.. Bir bakarım farkında olmadan hayatımdan çıkıp gidivermiş yani aslında biz kafa yordukça onları çekiyoruz hayatımıza gibi.. ya da o an geldiyse aslında bizim hayatımızda o an olması gerekiyormuş... bazı şeyler algımızın cidden ötesinde... yani zorlamak yerine küçük bir olay adım falan anında 0 noktasına getirebiliyor insanı...

Ve muhtemelen yine bir olay döngüsü ile yeni bir format yakındır bana hissediyorum... Bu sefer daha büyük olacak gibi.. yani yaklaşık 10-20 kişi var hayatımdan çıkacak olan...Şimdi olmuyor zorlamakla... Zamana ve akışa bıraktım... Hayatıma yeni giren insanlardan çok hayatımda yıllardır gereksiz duran insanlar gidecek... Ardından nefes alacağım oh mis! yeni bir yaşam belki de bu formatı getirecek olan....Rahatlamam gerek... (Biram nerde...?!)

Hey Ati...! Mutlu et kendini...! (:

4 yorum



Bayramlardan oldum olası nefret ederim.. Şeker bayramını bazen severim tabi nasıl geçeceğine bağlı...Kimseyede bayram mesajı atmam.. mesaj atanlarada cevap vermem genelde telim kapalı olur... bu benim hayırsız bir arkadaş olduğum anlamınada gelmez... Genellikle sahte gelir bana bayramlardaki sevgiler... Genelleme yapmayacağım çünkü gerçekten sevgi dolu yaşayanlarda var içten.. onlara lafım yok tabi.... Birbirlerinin arkasından konuşup,çıkar ilişkileri yürüten insanlar ve bayramda canım cicim modları bana acaip itici geliyor... midemi bulandırıyor!.. belki biraz negatif bir yazı olacak ama niyetimi bilenler bilir... sonuç olarak bayramlarda yalnız kalmayı tercih ediyorum... Aslında yakın arkadaşlara yanaşıyorum ama herkes akraba gezmesinde.... Hayır olmuyor kimseden... :D Bundan şikayetçi değilim tabi yalnızlık bir nevi güzel abartılmadığı takdirde bir ihtiyaç hatta... Neyse bayram geldi çattı.. 2 gündür ev de tıkılı kaldım.. geldiler kısacası bunaldım.. kendimi bilgisayara vurdum yine... dışarıda çıkmak istemedim yalnız olurum sıkılırım diye.. Ama baktım ki böyle olmuyor kendi kendimi mutlu etme kararı aldım ve giyinmemle anında sokağa kaçmam bir oldu...  Önce aşırı bir sıkıntı hali ama sonradan insan seviyor yalnızlığı... telefonumuda kapattım,kendimi gırtlağa verdim yine...Girdim Kahve Dünyası'na browni ve mocha ile beynimi uyuşturdum... Sonra çıktım kendi kendime yürüdüm.. konuştum. sokaktan geçen kedilere selam verdim.. çevremi izledim.. insanların suratlarına bakarak yaşam analizi yapmaya çalıştım.. bazen kafayı yediğimi düşündüm... dilekler diledim... yeri geldi kahkaha attım... yeri geldi hüzünlendim... endişelendim... sevindim falan... kısacası mutlu ettim kendimi ben... (Bknz.Kendimi öpesim var...)

Murphy Kanunları Güncellemesi...

2 yorum



Ev içerisinde Ati ne zaman tuvalete girerse aynı an da annesininde tuvaleti gelir ve her nedense bu sefer dayanılacak ve tutulacak gibi değildir.! (Hay Allam...)

Rüyaya gel! :D

2 yorum







Bugün gördüğüm rüya ayrı bir olay :D onu yazacağım buraya ;

Önce güya bir film çekilecekmiş :D filmin adı da otobüste... neyse biz binmişiz bir Kamil Koç'a ve Antalya' ya gidiyoruz... otobüste sağ cam kenarı kısmında oturmuşum ve 2 katlı... garip olan ise otobüsün üst dış kısmı beyaz alt kısmı ise bol renkli :D.. neyse Antalya'ya gidiyoruz... Yanımda Serkan var lise ve üni arkadaşım.... ona diyorum ki ; ''Bak birazdan bir yoldan geçecez acaip dar ve komedi''.. oda tamam bakıyorum diyor :D Cidden var bu arada öyle bir yol o taraflara çok giden bilir... Bilecik-Pamukova arasında dağların yanında daracık köy yolu gibi otoyol :D.. Nese sonra bir anda dar bi yola giriyoruz... o yol ayrı bir komedi normal de yok yani Antalya yolunda :D Kadıköy-Moda taraflarında dar bir sokak düşünün ve stabilize asfalt.. oraya sıkışıyoruz neymiş yolcu alacakmışız :D bir okul önünde duruyoruz ve yolcular binmeye başlıyor...Yolculardan biri yanıma oturuyor ve Serkan arkama geçiyor... Yanımda oturan kişi incecik ama ben sıkışıyorum ilginç :s. Sonra bana Memleket neresi diyor... cevaplıyorum bnde ve susuyorum... ardından önündekide arkadaşıymış.. onunla sohbete başlıyor derken bir an da otobüsün içi genişliyor.. :| ve bildiğin deniz otobüsü kıvamında oluyor içi ortalarda da koltuklar falan :D ardından otobüste filmi sonunda başlıyor :D film ya hani otobüsün içi hay allam ya... nese bir anda yanımda ki adam önündeki adamla öpüşmeye başlıyor... :| oha noluo lan derken ortadaki kızlar dedikoduya başlıyor :D sonra önden bir kaç kişi resimler çizerek dans ediyor tuvalle ve bana ''Ati senin rolün geldi'' diyerek yanlarına alıyorlar ve birlikte dans ediyoruz tuvallerle :D bir yandanda ''Ula bu ne biçim film bu nasıl otobüs içi'' diye söyleniyorum kendi çapımda :D ardından Antalya' ya varıyoruz ve iş yerimden Ayça abla,Cemile abla ve Piraye geliyor... bir proje olduğunu söylüyorlar ve sahile inip hop denize giriyoruz :D... dizimize kadar var su... bazı yerler bel boyu hatta... Neyse oraya billboard oturtturuyoruz ve Plazma Tv reklamı yapıyoruz.. yazıları falan dokunmatik tuş gibi basıyoruz :D ve harika bir Billboard reklamı çıkıyor... Ardından sudan çıkıyoruz ve güneşlenerek kuruyoruz... Sonra ben İstanbul'a geri dönüyorum tek başıma... Bir an da otogardayım bu sefer ve yanımda Lise'den Merve Erdoğdu.... bana bir kartviizt gibi bir şey vererek 'Ben ajanım'' diyor ve kayboluyor... :D

SON :D


Image credit: kska.org

Küçücük...

2 yorum
O sadece küçücük bir resmin içinde... ama bu ondan hoşlanmama, deli gibi arzulamama , sohbet ettiğimde nefesimin kesilmesine engel değil... (Tanrım! aklıma mukayet ol...)

Hay Ben bu gribin!

2 yorum




Ula sinir krizi geçircem ha!...

3 gün oldu evden çıkamaz oldum... ateş tam dengesiz bir inip bir çıkıyor...

Yatağımla ve bilgisayarımla bütünleştim. Grup yapıyoruz... (Bak ahlakımda bozuldu...)

Ayna ile yine aram açıldı... Can sıkıntısından aynada sürekli göbek,kilo kontrolleri falan yapıyorum ardından grip yetmiyormuş gibi bunalıma giriyorum...

La yatağa uzanıp hayaller kurcam.. burnum bi tıkanıyor ediyor hayallerimin içine! (dellendim...)

Odamı falan toplayacam ama üşengeçlikte cabası...

Bilgisayarımla bu gidişte evlencez galiba sürekli iç içeyiz...

en küçük laftan nem kapar oldum nan... :(

hin virüsümüsün min virüsümüsün nesin git artık şu vücudumdan...!!!

babamda ayrı dert tabi.. zaten ne zaman evde kalmam gerekir o da evde olur... Zaten çekilmiyor... gripken HİÇ çekilmiyor...

Neyse işte böyle... yazmaya devam ederdim ama an itibari ile terlerim klavye tuşlarımın arasında sele neden oldu... daha fazla devam edemicem...

(Sıçtık...)

Grip...

3 yorum

''Anne...Nescafe gribi azdırır mı?''

Böyle bir soruyu ben sordum...

Kendimi kutluyorum....

(Alkışlar bana....)


Paris....

0 yorum




Bir şarkı var... Friendly Fires-Paris adı... Sözleri ise ; ''One day...We gonna live in Paris..'' diye başlıyor... Paris güzel şehir.. Gitmek istediğim ama bu şarkıdan sonra baya bi gitmek istedim nan... Bildiğin içimdeki gizli Paris aşkı depreşti...Bu ne güzel melodidir,tempodur,söyleme stilidir... Bravo Friendly Fires diyesim geldi bir an.... Paris'e gidip coşasım geldi an itibari ile... (Gripsin yat aşşa kudurma hayvan herif...) (ok...)

Şarkıyı dinlemek için ;

Friendly Fires-Paris

?!?!?!

1 yorum
Sokakta Down Sendromu olan bir birey gördünüz... ve o kişiyi kamera ile çeken insanlar(!) var orada...

Bunlardan hangisi özürlü grubuna girer?!

Down sendromu olan kişimi yoksa onu kamera ile çekip gülen yaratıklarmı?!

(Sinirlendim bak şimdi...)

Bazen Sadece...

2 yorum




Bazen sadece...

İsyan etmek istiyorum....

İSYAN!...

Belkide her zaman.. ama bazen ciddi ciddi hissediyorum içimde bunu!...

(Fotodaki insan evladı ben oluyorum bu arada..)

Anne ben orman adamı oldum :A

2 yorum




Bu aralar tam bir orman adamı modundayım... saç ve sakallar birbirine girdi... kaşıntı başladı bitlendim galiba... :p tırnaklar uzadı... göbeklendim falan.... Ha birde armutun iyisini yedim bugün ben... (Bknz.Armudun iyisini ayılar yerler...) (Anamm ben harbi orman adamı olmuşum lan!) (Oha falan...) (Öptüm...)

Aticon Tv haberleri sunar! akahakbkıabhybabyugohopjnıvyfrcı

1 yorum

Sevgili Blog izleyicileri.. hepinizi öper.. selam ederim....bu haftaki gelişmelerden az bir haber ederim :p.. ;

1.Artık sınav stresi tın modu... Oh yes beybi modundayım son safhada! Bazı hocalar laf soksada tın mode on... böyle devam...

2.Anneannem bizde ve harika yemekler yapıyor... Anneanne nolur gitme! kilo alsakta geçici bir dönem...yani umuyorum :D

3.Ve aylar aradan sonra sonunda parapsikoloji derneğine gidebildik.. havasını özlemişim oranın.. Dernek bilgisi için ; Bilyay

4.Yeni amatör müzik klibi planlarımız var. orası surpriz olsun...

5.Son zamanlar iyice edepsizleştim çıktım. aklım fikrim bel altı esprilerde asaasalkaaıabıykgbıhohhjuvtfıgkbklh4343

6.Göbeklendim! İMDAT! :|

7.Duşumu aldım mutluyum falan...

8.Kedilere artık Pisicon diyerek onlarıda kendi himayem altına aldım nihohahahoha (6)

9.Bu arada fotodaki tv içindeki şuursuz benim :D (Kameraya el salla! :p )

Öpertos Forevaaa :D

Ah şu Caponlar... (:

0 yorum

Bugün Fotoğraf çekim gezisi vardı gittiğim kursun.. Neyse Sultanahmetteyiz... Japon bir kafile.. hepside kısa boylu şirin tipler :D... Japon bir kadına çarptım hatayla... ''Pardon'' dedim gülerek... Bana direk ''Kikihihihi'' dedi :| .. 

Küp...

2 yorum

 Şu an bu küpün tam ortasındayım...
Vücuduma giymişim zamanında... Asıl kıyafetim...
Dünya ya ben çıplak gelmedim mi?
Ne diye beni bunun içine sıkıştırdınız?
Niye beni ben olmaktan uzaklaştırdınız?
Bu günlerde küplerin acısını hissedeyim diye mi?
Alın bu gezegeni başınıza çalın!
İstemiyorum sizin SAHTE gezegeninizi!
İstemiyorum sevgiden uzak pis bakışlarınızı!
İstemiyorum egolarınızın kölesi olmayı!
Ben... aslında herkes gibi... ÖZ olmak..!
istiyorum....
Kendim olmak...
Şimdi mi napıyorum?
Sayenizde acı çekiyorum...
Dayatmalarınızın meyvesini alıyorum...
Size çok ah ettim!
Hepsi adım adım çıkacak...
Buna da emin olun!
Şu an bu küpün karelerini...
Teker teker...
Acılıda olsa...
Atıyorum üzerimden..!
Kararlıyım!
Acı ne kadar artarsa artsın...!
Direncimi kaybetmeyeceğim..!
Ta ki...
İlk doğduğum günkü gibi...
Çırılçıplak kalana dek....
ÖZ'ü arıyorum ben...
O gizli bahçeyi...
Dar tahtaların üzerinde....
Üzerimde ağır bir küp...

(Yazı alıntı değildir.Tamamen bana aittir..)


Doğubeyazıt...

3 yorum



Bugün Sultanahmet taraflarında yürürken arkamdaki 2 kızın konuşması ;

-Doğubeyazıttaymış...Nerdeydi ki bu ülke?
-Ne ülkesi kızım Ağrı da ilçe o...
-hııı...

Yorumsuz....

Hoşbulduk...

6 yorum

Seviyorum annemin bilgisayarının ilk açıldığı zaman Windows Xp'nin ''Hoşgeldiniz'' yazısına elindeki çay ile heyecanla kıpır kıpır ''Hoşbulduk'' diyen annemi...


İlkel Kabile...

0 yorum
Bazı insanlar Ufo'lara inandıklarını ama sürekli neden inmediklerini sorarlar...

Şimdi bu soruya soru ile cevap vermek istiyorum...;

Her hangi bir yerde ilkel bir kabile düşünün... Tüm insanlar o kabileye ait fakat ait değillermiş gibi herkes birbirinden nefret ediyor... Herkes birbirini çıkarı için kullanıyor... Öldürüyor..! Zarar veriyor...! Sevgiden uzak ve korkutucu...Aslında hepsi bir bütün fakat hiç farkında olmadan vahşice birbirlerine zarar verip hırpalıyorlar...

Siz bu kabileye girmek ister misiniz?...

Ve şunu söyleyebilirim ki bizim insanlar şu an ki bilinç düzeyleri ile UFO yapıp,evrende seyahat yapma şansına erişirlerse muhtemelen başka gezegenlerde yaşam bulduğumuz an da köle ticaretine başlarız....

Neyse... Anlayan anlar anlattıklarımı...

Koskoca sınırsız evrende sadece bizim olabileceğimizi düşünebilen insanlara diyecek bir şeyim yok zaten... bu yazıyı okumaları hata baştan.. Eğer okudularsa....

Kısacası : BİZ İLKEL BİR KABİLEYİZ!...

Şuursuzluklar serisi (No.1)

2 yorum

Geçen gün Fotoğraf kursundayım...Akşam 19.30 da başlıyor...Saat 19.00 civarı kurstaydım..Bekleme salonundayım..Bekliyorum..Şimdi normalde bu kurs 3 gruba sahip...Salı grubu,Çarşamba grubu,Cumartesi grubu...3 grupta ayrı... Ben Çarşamba grubundanım... Neyse gittim...Bekleme salonunda onlarca insan kurstan... ''Allah Allah'' diyorum..Bizim kurstan insan yok!... Herkesin suratı yabancı... Sonra ''Acaba ben dalgınlıktan Çarşamba yerine Salı mı geldim?'' diye sordum kendi kendime... Başladı tabi bir heyecan bir stress bir ''Hassktr'' ruh hali :p... Şimdi ''Bugün günlerden ne?'' diye de soramam insanlara komik kaçar... Hemen cep telimden ajandaya baktım.. Telefon eski olduğu için günlerde yazmıyor...Daha doğrusu bir takvim yok! :|... Kaldım öyle ve annemi arayayım dedim gün sormak için... Teli açmıyor..! Arkadaşı aradım.. Teli kapalı! ve hala çevremde tanıdık bir surat yok... Hemen aşağıya indim. Gazete satan yer var mı diye bakındım kurs binasının kapısından..Yok tabi... Kendi kendime de söyleniyorum.. İçim içimi yiyor tabi... Neyse çıkıp az daha bekleyeyim dedim salonda...Allahtan son anda kurstan tanıdık birileri gelmeye başladı ve bir ''Oh!'' çektim... Huzur buldum :p... Meğer o tanımadıklarım Sinema kursundanmış... Fazla erken gelen benmişim hay Allahım.! :D :s


Bir Aticon tavsiyesi....

2 yorum

Bu aralar yeni keşfettiğim (Hatta sanırım parçada yeni...) bir parça var... Pek sevdim.. Pek güzel...Lakin bir tavsiyem var ki bu parçayı akşam vakti Beyoğlu'nda yürürken Mp3 Player eşliğinde dinleyin...Şahsen bu parçanın ilk saniyelerinde ben çok fena aşka geliyorum...(Sevgiliyle mum ışığında sarılmış vaziyette çıkı çıkı dans modu...)

Parçayı tatmak için ; Naomi - How many loves

Grup hakkında bilgi için ; Naomi

Yağmur şeysi....

0 yorum

 Tam da okula gider ayak nereden çıktı bu yağmur nan :| Günlerdir ne güzel günlük güneşlikti... Neyse tadını çıkarmam gerek... Fotoğraftaki minibüs gibi mutlu olmam gerek... (:

(Fotoğraf bana aittir... Beklerim ; My Gallery )

Kuşumsu.... :p

0 yorum

Gariptir depresif ruh halim gece saatlerinde 365 derece döndü ve an itibari ile kuş gibiyim..İstesemde kafam takılmıyor şu an hiç bir şeye aman göze gelmesin :D...  umarım daimi sürer...

O la la...

Gel-Git mode on....

5 yorum
Bu aralar tek istediğim şey Prozac ruhlu olmak... Hiç bir şeyden etkilenmeyen,olumlu,deli biri olmak yine... Her moktan etkilenir oldum... Ruh halim tam bir med cezir modunda...İddiaya girerimki bu ruh hali ile aynı an da gülerek ağlamayı bir arada yapabilirim evet....Bu ruh halimin nedeni aslında hiç bir şeyin beni tatmin etmemesi...Çevrem her bakımdan çevresindeki insanları kalıba sokmaya çalışan insanlarla dolu.. Herkes birbirini kalıba sokma derdinde... Açgözlülük almış başını gidiyor!... Sevdiğim şeylerden iyice uzaklaştım...Kendimden korkar oldum... Sürekli huzursuzluk,gerginlik,olumsuzluklar üstüste biniyor.... Sanırım depresyon eşiğindeyim....Her an antidepresana başlayabilirim böyle giderse... Hiç bir şey istediğim gibi gitmiyor.. Babamla sorunları zaten yazmama bile gerek yok.. o adamla iyi anlaşabildiğim bir gün kıyamet alametidir heralde... Sevdiğim iş fotoğraf ve görsellik üzerine... Bunun için yeni yer bulmam gerek.. şimdilik kursa gidiyorum hayırlısı... Kurs bitsin direk fotoğraf işine yöneleceğim...Ruhumu yansıtan mesleği yapmam gerek ve fotoğraf için her türlü zorluğa katlanmaya hazırım!...Daha yurtdışı planlarım var....Bazen iyi niyetime de tüküresim var evet...  Rahatlamam lazım çok boşta kaldım...Sevmediğim işler beni daha da geriyor... Şu foto kursu bitsin tamamdır kimse tutmasın beni... kafamda bir dünya plan var..! Okulu bırakma planlarıda var tabi... Mikimde değil hiç bir şey.. kimseye hesap vermek zorunda değilim... kimse beni himayesi altına almaya da çalışamaz!... Nokta! (Çıldırdım....)

Kendimi Naletlenmiş gibi hissediyorum :|

0 yorum

Sabahki Pazartesi sendrom modu artık sendrom kısmınıda aştı :(... Resmen Naletledi beni bugün...Uzun süredir kendimi böyle gergin , daralan , boğulan , stresli , kafa bi dünya , sağlıklı düşünemeyen , midesi fena halde hissetmemiştim :/ Hayır kafamı bozan bir şeylerde yok ortada... Çıldırma noktasındayım kısacası an itibari ile :|... Bol su içtim,Duş aldım,Nefes çalışmaları yaptım ama yok hiç bir şey mi işe yaramaz yahu :|... Müzik dinleyesimde yok,Pc başında bunalıyorum,tv izlesem tat almıyorum,yatarsam ayrı sersemleşiyorum....Naletlendim galiba imdat! :|... (Ve hat kesilir...)

Farklı bir Pazartesi sendromu :s

0 yorum

 Günaydın blog... Genellikle Pazartesi sendromu iş hayatı ile ilgilidir ama ben iş hayatı dışında bir sendrom yaşadım bugün...! Sabah 7 de yataktayım. evde gürültü.... annem kurs için hazırlanıyor... kardeşim okulu için... Babam her zamanki gibi çene yapıyor... bir uyanayım dedim.... yatakta korkunç baş ağrısından kıvrınmaya başladım...  noluyor nan bana diyerek yine Başak burcu biri olarak hastalık hastası takıntılarım devreye girdi tabi...! (Girmese şaşardım...) Saate baktım... 07.30! tekrar uyumak için pozisyon değiştirdim yatakta... ve yavaştan uykumun gelmesini sağladım... sızmışım sonra... rüyada gördüm tabi... Rüyam ayrı bi sendrom yaşattı bana... Rüyada bir stüdyoda Hande Ataizi ile (Ne alaka çözemedim...) film çekcez... giyinmiş kırmızı kıyafet... bir anda stüdyoyu orta yaşlarda,kısa boylu,şişman anadolu kıvamında bir herif basarak , ''Hande Ataizi nerde? Yaktım onun çırasını'' diyor... o arada adam stüdyoya girip terör estirmeye başlıyor.. ben ani bir heyecanla stüdyonun en arka odalarına kaçıp kendimi bulduğum ilk odaya kilitliyorum... :P ardından bu beni çok sarsıyor. psikolog tedavisi almak için yola koyuluyorum :D Psikolog sıra numaram ise 14... neyse ardından birden rüyadaki konum değişiyor.. Gece vakti otobüsteyim... Bodrum'a gidiyoruz... Otobüste tanıdığım ve tanımadığım onlarca insan... Neyse plajdayız sonra ama işin garibi vakit gece ve plaj tam dolu... denize girenler falan... önümde de Flickr'dan bir arkadaşım var.... ona banana'ya binersek katılırmısın bizim gruba diyorum. reddediyor... sonra birden uyandığımı hissediyorum... saate bakıyorum... 09.30! bu sefer baş ağrısı yok... ama acaip bir mide krampı var... yine yatakta kıvranıyorum.... gelde deli olma! annem ve kardeşim gitmiş.. babam var yine (Olmasa şaşarım zaten...) ardından ''Noluyor lan bana'' diye söylenerek tekrar sızıyorum.. O arada rüya görmüyorum şükür :P... kalktığımda 10.00 saat... bu sefer hiç bir sorunum yok ama babam evde huysuzluk yapıp söyleniyor... Yani kısacası berbat bir sendrom yaşadım... Bence Pazartesi lanetlenmiş bir gün evet artık buna inanmaya başladım!... Şimdi sınav için hazırlanmam gerek....

Tanrı hepimizi Pazartesi sendromundan korusun!...

Vizelerin çocuğu...

2 yorum
Bitiremediğim okulumun sınavları başlıyor bu hafta... 4.yılım :P ve 2 yıl önce mezun olmam gerekiyordu.(2 yıllık okul) nese zar zor bitircez artık.aman çokta tın.. sanki sistem var.. Hem bizim bölümlerde diplomaya bakılmıyor sanat mesleği olduğu için.. Ben salak gibi her sınav zamanı gergin ve stres olurdum ama bu yıl çok rahatım. kafam bir tın modu gidiyor hayırlısı :p... hatta dünya bir tın modunda benim için şu an... arada bi paranoyalar basıyor. kısaca ortası yok.. ya çok takıyorum ya hiç... kurtulamıyorum bir türlü bu huyumdan :p...Özellikle hocalar bana takık okulda..hayır sanki okulu uzayan tek öğrenci benim! zaten kendimi bildim bileli hocalar bana illaki takar ve 2 ye ayrılırlar...;

1.Bana uyuz olan hocalar...

Bu kısım genellikle egoist hocalar kısmını oluşturur....Derste çok konuşmam,makara yapmam,gülmem falan onlara batar....

2.Bana sempati duyan hocalar...

Bu hocalarda bana özel muamele yapar... naber atilla? der arkadaş gibi konuşur vs vs....

henüz orta kısmından bir hoca göremedim şu ana kadar :s

Üniversitede de beni  ayda 1 falan gördükleri için büyük çoğunluğu uyuz.. :D hayır yani neden bu kadar dikkat çekiyorum hocalar arasında çözemedim orasını... :D

Sınavda kopya çeker herkes... ben çekerim.. yakalanıım ya da yerim illaki değişir.. garip bakışlar yaparlar falan...

Kendimi bildim bileli ''Okul'' kelimesi daima beni gerip midemi bulandırmıştır... benim için ders çalışmak bir kedinin neptün'de koşmasına eş değerdir... ahanda o kadar iddialıyım!... strese girmeyi,bunalmayı ders çalışmamaya tercih ederim... oldum olası hep okul konusunda tembel,hiperaktif,uyumsuz ve yaramaz bir çocuk rolünü üstlenmişimdir...Özellikle orta okulda sınıfın delisi olarak bilinirdim :D... sürekli ağlayan,asosyal,terör estiren,intihara kalkışan,başkalarına zarar veren,sürekli disiplinden disipline ve psikologtan psikoloğa atlayan bir psikopattım evet...Hatta ortaokulda bir matematik hocamız vardı.. bir gün yanıma geldi ve sana zarar vereni bana söyle çakayım bir tane ona dedi.. sağolsun yanımda olan tek hocaydı lol :D...diğerleri cephe almıştı bana :D ne günlerdi ya :D şimdi de aşırı sosyallikten bunaldım :( daima dengesiz kalacağım sanırım.. hiç bir konuda denge tutturamadım :(...

Neyse nerden nerelere geldik... kısaca şu okul tın yani... :p

Bu arada...

eee naber? :D

Yaşanılan Komik Diyaloglar serisi... 1.Cilt :p

8 yorum
 

1.Ati ile Merve cep teliyle konuşmaktadır...

Ati-Hasktr.. Telefonu bulamıyorum... :S
Merve-iyi baktınmı cebine? çantandadır belki..
Ati-valla yok sçtm :(
Merve-Sakn ol ya bulursun illaki telaştan bulamıyosundur..
Ati-Valla çıkmıyor sinir oldum :S işmdi gel uğraş karakolda çalıntı raporu için falan off..!
Merve-Abartma halledilir yenisini alırsın...
Ati-1 dk 1 dk... biz şuan neyle konuşuyoruz?
Merve-Cep telefonu
Ati-hasssss..
Merve-Offffffffff...


2.Arkadaşım annesi ile konuşuyor ;

Merve-Anne noldu aramışsın...
Annesi-Kızım nerdesin? anneannendeyiz...
Merve - aa hadi ya.. ben atiyleyim.. unutmuşum ben dönüşte anneanneme gideceğimizi :/
Annesi-Bari unuttum diye arasaydın,söyleseydin kızım...
Merve- :|


3.Ati ile Kübra görünen ışık hakkında konu yapmaktadır...

Ati-valla senin dediğin gibi ateş topuda olabilir.. ama manevra yapıyordu hızla..
Kübra-Muhtemelen ateş topudur.. onlarda manevra yapabilir... belli olmaz hiç...
Ati-Ya şimdi ateş topuda olabilir ufo da olabilir bilemeyiz. kesin konuşmamak lazım...
Kübra-Haklısın.. alnımızda ne yazıyorsa o....
Ati-aynen öle alnımızda ne yazıyorsa o...
Kübra-Di mi?
Ati-Di...



4.Ajansta geçen konuşma

Telefon çalar

Ati-Ajans cube...
Kadın-İyi günler.. Ayça hanımla görüşecektim..
Ati-Kendisi yok burada. toplantıdalar.. kiminle görüştüm?
Kadın-Aslıhan hanım ben....nasıl ona ulaşabilirim?
Ati-isterseniz size ben buranın numarasını vereyim...siz arayın...
Kadın-Ben burayı aradım zaten beyefendi...
Ati-Ah pardon kafam hoştu kusra bakmayın :s şey oldu kafam yorgun falan :D
Kadın-!?!?!



5.Ajansta temizlik vakti...

ati viledayı hazırlar... suyu koyar.. içine çamaşır suyu koyacaktır.. ve patrona seslenir ;

''Cemile abla Domitos nerde bulamıyorum'' (Domitos = Domestos)



6.Annemden bir bomba ..

Anne : ''Ati msn e biri ekledi tanımıyorum selam veriyor.nasıl silecem..'' Ati ; ''Bekle geliyorum''
Anne: '' He hallettim...''
Ati : ''Aferim :D nasıl oldu?''
Annem : Msn'i kapadım silindi''



7.Güven : Sigara alcanmı?
Yasemin : Yok sigara içmez o...
Atilla : yok saolasın içmiyorum.. ben yeşilçam...yeşilçay..off yeşilaycıyım..



8.Işıl ile ati eskişehirde alışveriş merkezinde yürümektedir... küçük bi çocuk önümüze geçer... ve ati;

-oyy eşşek
ışıl-çok tatlı dimi :)
-he ya zımbırtı :)


9.Eskişehir de özsütten tatlı alınacaktır... ati adama sorar;

-Profiterol ile spangle arasındaki fark neydi?
adam-profiterol toplu olan,spangle topsuz olan
Ati-tamam o zmn ben toplu olandan istiyorum..




10.Işıl ati'nin yatacağı yatağı hazırlamaktadır ve ati sorar
-ben burdamı gece olucam?



11.ışıl atiye kardeşinin yaşını sormaktadır ve atiden yanıt geilr;

-hıı şey bu yıl 1992 li.. (seneye 94 lü olacak :P)




12.Işıl ve arkadaşları atiyi kebapçıya sokarlar....

kebapçıda oturulmaktadır.. ışıl 2 dk lık lavaboya gider...

o sırada ışılın arkadaşı olan ulaş duvardaki eski resimler için;

-her restorantta eski şehir fotoları var der ve ati'den yanıt gelir;

-zaten eski şehir değilmiydi...

ve o an etrafın stopladığı an dır.....

ve ardından ati;

-istanbul daha eski bence tarihi kuşlar falan der....

ve o an etrafın tekrar stoplayıp ardından koptuğu an dır....


13.Damla-ati kulğınmı delik senin?
Ati-evet delikte takmıorum son zmnlar yara çıktı hafif... ama yakında tekrar başlayacağım....

(bknz.Küpe bağımlısı)


14.Ati vapura biner.. eminönüne doğru gitmektedir...ve Eni yi arar.. eni teli açmaz... aradan 5 dk geçer ve Eni ati yi arar... ;

Ati-Efendim..
Eni-aticim kusra bakma telefonum tıkandı...yoldayım ben..
Ati-Tamam Eni cim :D bende vapurdayım....


15.Ati sultanahmete varır... ve eniyi arar..;

Ati-Eni ben geldim bekliyorum....
Eni-Tamam aticim ben fındıklıdayım tramvayda
Ati-tamam bekliorum bu arada buralarda wc falan varmıdr acaip sıkıştımda :D
Eni-Tamam aticim öptüm görüşürüz....


16.Eni atiye yaşadığı bi anıyı anlatırken ;

Eni-ardından sesimi bi kaldırdım....


17.Ertuğrul ile Ati kadıköyde gezmektedir... ve bi anda Ertuğrul ati ye doğru döner..;

ert-abi kızı gördünmü gözleri süperdi...
Ati-oha nerdeydi.. orijinalmi sahtemi? (Orijinal:gerçek Sahte:Afiş oluyo kendi çapımda :D)


18.Kadın-Son durakta inebilirmiyim?....

(Acıbadem-Kadıköy minibüsleri öğle saatleri)


19.temiz kalpli,saf arkadaşım tubadan :)

Eskişehirden trenle dönüorum ve
telefon;

Ati-Tuba naber?
Tuba-hımm iyiyim hayrola sen?
Ati-hiç ya hatır sorayım dedim... dönüorum istanbula şuan trendeyim..
Tuba-hımmm doğrudur...
Ati-ne? :D anlamadım..
Tuba-hımm haklısın...
Ati-Tuba iyimisin :D ?
Tuba-hmmm evet...
Ati-Tuba yeter kapa şu teli gülme krizine gircem yeter :D
Tuba-hımm doğrudur evet olabilir...
Ati-!:D!!!


20.Geçen yıl grafik kursuna gidiyorum...taksiye bindim sabah kadıköye iniyorum...nese taksici gidiyor..bir anda öndeki araç hatalı hareketler yaptı ve çok hızlıydı ve bi anda bağırdı...''Nereye gidiyorsun lan pezevenk :@ '' diye...
ben ise
-Kadıköy.. dedim :$


21.Ati çorbacıda...

Ati-Bir çorba bi ayran lütfen...
Garson-Çorba,ayran?!
Ati-ah pardon bi anlık kafam gitti bi ayran bi çorba =)
Garson- :S
Ati-off pardon tamm bi an çorbayı etle karştrdm kafam şeyetti :D :S
Garson-... :S


22.Ati kırtasiyede ders notları için fotokopileri alır... ve kasaya gelir.. kasada kız vardır ilgilenen...

Ati-Oy ne
sıcak bu kağıtlar ekmek gibi..

kadın gülmeye başlar...

ve işler tamamlanır...

saat 13.30

ati kadına ;

-iyi akşamlar...


23.Ati restorandan çıkmaktadır...

garson der ;

-Afiyet olsun

ve ati

-Rica ederim...


24.Bir kız arkadaşım 2 yıl önce bodruma gidecek...

Turla gidecek... söğütlüçeşme otoparkından kalkıyor gece otobüsler....

gideceği yerde Bodrum - turgutreis tarafları....

nese gelmiş otoparka...

biraz gecikmiş..

otopark dolu otobüs..

bodrum a giden dolu var....

ara ara turgutreise gideni bulamamış...

en sonunda bir otobüsün önündeki tur yetkilisine acele bir tavırla;

''Turgutun şeyi kalktımı?nerden kalkıo bulamıorum''

demiş...


25.  3 arkadaşız...

Konu : Krem şanti

Emre-sade yiyemem ben ya mide bulandırıyor...
Ati-valla ben sadede olsa yerim.. :D
Emre-sen herşeyi yersin ati :P
Ati-deget bana diyene bak :D
Emre-ahahaha :D valla ya..
Ati-Ama onun bide kivilisi var onu geçn ağzıma alıp tadaym dedim..

ve birden o arada dalıp giden arkadaş devreye girer ve bombayı patlatır....

Merve-Kiminkini?

hepimiz : :|


26.Arkadaşın evine girilir bahçeden geçilir ve koyun sesleri gelir... ati;
-Koyunmu havlıyor banamı öyle geliyor?...


27.Merve- 318 foto çekmişiz vay be...
Ati-daha önce çektiklerimiz varsa ve hala makinedelerse 318 tane değildir.. toplamları 318 dir :)..
Merve-Ciddimisin?


28.Savaş-Yeni dedorant aldım 4x8
Ati-Nasıl yani şimdi 4 günde 8 keremi kokcan..
Ordakiler-Hööö :S
Ati-Tamam kesin...


29.Ati ve Tuba fenerbahçede ufolarla ilgili konuşurken;

Tuba-Yakışıklı ufolar varmıdır acaba :D (Tuba yakışıklı uzaylılar varmıdır acaba demek isterken)


30.facebookta kediler yabancı ülkelerde pisi pisi diyince bakıyorlarmı adlı esprili soruma yanıt veren arkadaşın cevabını aynen sizlere aktarıyorum ;

''Valla bizim kediler türkçe pisi pisi diyor :) ''

şahsen ben bunu anlamak için saatlerimi verdim ama pes ettim :D


31.Ati ile arkadaşı Taksim sokaklarında yürümektedir ve hava çok sıcaktır...

bir anda ikiside terler içindeyken küçük bir çocuk tabancasıyla onlara su fışkırtmaktadır... ve üstleri batmıştır...

ve atinin arkadaşı çocuğa dönerek ;

-hava çok sıcak... keşke yüzüme fışkırtsaydın...

Pazar Pazar Ati Yazar mı Azar mı Kızar mı Sayar mı bilemem orasını...

2 yorum

Günaydınlar olsun... öncelikle hava ne güzel böyle... Her zaman ki gibi yine yazasım var aynı zamanda azasım ve coşasım da var havaya bakılırsa...! odama bakılırsa kahrolasımda var bir yandan... yatağın üzerinde şu an duran malzemeleri canlı yayın açıklayayım izninle blog ;

1 adet uzun kollu t-shirt...
1 adet ev telefonu
1 adet cep telefonu
1 adet fanila
3 çift çorap
1 tişort
1 ajanda
2-3 pilot kalem
Bozuk paralar (Henüz saymadım)
Dağınık 2 yorgan

Bunlar görünen kısmı tabi üst düzey yani :P alt yapıda neler var daha bakmadım.. Mıçımı kaldırmak gibi büyük bir başarı elde edersem bakacağım tabi :p (Yakındır o günler) (Bknz.Mucizelerle yaşıyorum...)

Gelelim Çalışma masama ;

1 adet kaktüs
1 adet dosya
7 dergi
evraklar
Broşürler
bozuk paralar
mp3 player ve kablolar
kurşun ve tükenmez bir çok kalem
traş jileti :p
2 yıl önce bozulan ve çöpe hala atmaya üşendiğim mp3 player :D
kitap ayraçları...
vs vs...

Yere gelirsek yerde özel kimsede olmayan bir tasarım var :P bozuk paralar öyle ahenkli şekiller oluşturmuşki 1 haftadır alıp harcamaya üşeniyorum :P kıyamıyoruum :p....

neyse dolabımın içine hiç girmeyeceğim :D

ayriyettten duş alacam üşeniyorum.... saat 14.00 te arkadaşımla buluşacağım ama bi gram hazırlanmadım... halimde yok... saçım kaşınıyor... bunaldım.... :|

Bir an önce bu çöplükten çıkmam gerek :D

lkjkljjşpguvjuvkjbokuohllobhukı

0 yorum
Burnumun ucunda yara çıkmış acaip kaşıntı yapıyor.. Ha bide bugün gördüğüm adam burnunu sürekli utanmadan karıştırıyordu hemide pek fena kaptırmıştı kendini...Midem bulandı tabi...  Bu arada aşk yok hayat hoş vapurlar uçar,kuşlar yüzer falan...

yatma saatim gelmiş anlaşılan....

Alakaya Yeşilçam bir hikaye...

2 yorum

Aklıma geldi birden yazayım buraya da...

Yıllardan 2007 ya da 2008 tam hatırlamıyorum :D

Metrobüs yeni açılmış ve tam bizim kampüsün önünden kalkıyor...neyse bincez... ben zeki akbil bastım sırada.. git otobüste tekrar bas!.. neyse konu o değil... gittik Serkan'la oturduk metrobüste... Okuldan bir çocuk bize baktı... ve ;

-Tekrar mı bastı akbili? dedi Serkan'a benim için...
Serkan'da ''Evet'' dedi gülerek falan...

ardından çocuk bir kaç saniye sonra ; ''Siz kardeşmisiniz?'' diyerek bombayı patlattı....

jghınjlbhjvyuı

Sıçtı Aticon bez getir :|

2 yorum

Bu biraz günün özeti kıvamında olacak ama garip bir gündü....Öncelikle bu başlığı koyma sebebime gelmek gerek tabi ;

Fotoğraf dünyasında 2 büyük isimdir Canon ve Nikon... Neyse ben fotoğraf kursuna başladım. Bugün makinelerle ilgili serbest kürsü vardı.. Makine tanıtımları falan yapıldı... Ben uzun süredir Olympus kullanıyorum fakat nikon yada Canon almam gerekcek çünkü piyasada onlar en çok kullanımda.. sıçma kısmına gelince.. Babam yaklaşık aylardır parasısız diye söylenirken ona bunu söylemek sıçmak değil de nedir sorarım blog izleyicileri ? :D

Onun dışında günün madde halinde özetini geçeyim....

1.Kursta bir çok kişiyi sanki daha önce tanıyormuşum hissine kapıldım... :s ama ara ara nerden tanıyorum ben bunları bulamadım gitti :D
2.Çok yememin sebebi aslında bazı şeyleri bastırmaktanmış onu idrak ettim az biraz gibi gibi...
3.Taksim'de ki Burger King'in tuvaletine girdim.. Neyse tam çıkacağım... 2 adam tuvaletten çıktı ve görevlilere yaşlı ve uzun boylu bir adamın sapıkça onları işerken izlediğini söyledi.. Yuh dedim neler var :|
4.Her zaman ki gibi tıkındım ve yine vicdan azabı çektim... Sonra saate bakarak saatin daha akşam 6 ya gelmediğini kendi kendime söylerek avuttum :P
5.Acaip trafik vardı... Biraz küfrettim.. rahatladım :P
6.Vapurda 2 çikolatayı mideme indirdim.. ruh halimi tazeledim :p
7.Bindiğim dolmuşta (Anlık dalgınlıktan mı oldu?! nedir) şoföre müsait bir yerde diyeceğime imkansız bir yerde dedim.. Kendimi alkışlıyorum....

Dinginlik...

0 yorum
Son zamanlar msn kullanmamam,Bir çok kişi ile görüşmelere ara vermem vs vs.. kendimi daha çok dinleme fırsatı verdi ve aslında beni yıpratan en büyük etkenin kendime zaman ayırmamam olduğunu farkettim... Kendime zaman ayırdıkça ve dinledikçe içimdeki telaş ve panik yerini dinginliğe ve huzura bırakıyor... (:

Kasım'da Aşk...

2 yorum
Bu Cumartesi güzel olacak.. Belki de Kasım'da aşk başka olacak...!

Karışık ruh halleri... Yapılası şeyler ama endişe duyulası falan...

0 yorum
Aklıma geldikçe gerildiğim düşüncelere sahibim...
Yapasım var ama korku giriyor araya... risk...
Evdeki gerginlik had safhada zaten... üzerimdeki baskı git gide artıyor...
Tam karşımda 2 yol var bana sunulan...
Biri sahte... Etrafa göre bir yaşam... Öz'den uzak...Sahte...
Diğeri riskli ama ÖZ...
Ama ben riskli olanı seçtim... daha henüz uygulayamasamda :(....
Az kaldı... Sahte yolu seçmeyeceğim kesin...
Her şey yavaş yavaş...
Adım adım...

Salt insan...

2 yorum
Şimdi karşına bir insan al....

Önce lisanını çıkart...
Sonra dini inancını çıkart...
Şimdi yaşadığı ülkeyi üzerinden çıkart...
Irkını üzerinden çıkart...
Cinselliğini üzerinden çıkart...

Bak... karşında çırılçıplak.. salt birey... İNSAN!...

Yaşamımızdaki genellemeler ve kalıplar daima illüzyondur ve asla çözüme kavuşamaz...hiç biri gerçek değildir aslında... önemli olan ÖZ dür... işte bu yargılardan ve illüzyonlardan kurtulduğumuza gerçek SEVGİ ortaya çıkar...

Sevgiyle kalın (:

Chill out candır...

5 yorum
Chill out tarzını yaşlı ruh müziği olarak nitelendiririm ben... Bu tarzı keşfettim keşfedeli de bana katkısı çok oldu.. Öncelikle telaşlı,panik bir yapım var ve bunun üzerine çok güzel dengeleniyorum :).. Yaşlı ruh derken,demek istediğim sahte kişilikten çok öz kişiliği yansıtandır ve çevremizde biz bunlara sanatçı ruhlu,bilge ruhlu,yaratıcı insanlar diyoruz.. Bu müzik tarzıda bir nevi insanın yaratıcılığını tetikliyor ve direk ruh haline hitap ediyor... Ve bir çoğuda zamansız... Zaman kavramı yok çünkü insan ruhu ve yaratıcılığı mekan ve zaman tanımaz ve bu bana dünyevi gelmiyor. Her dinleyişimde madde dünyasından sıyrılıyorum.. Genelde kendimi ıssız,sonu olmayan bir çöldeymiş gibi hissediyor ve yıldızlar arası boyutlar da gibi sakin,dingin hislere kapılıyorum. Bu gezegenin perde arkasına ulaşıyorum... ve bana son zamanlar çok şey katan yeni keşfetmiş olduğum parçayı sizlere armağan ediyorum ; Sphere-Breathe

Keyifli dinlemeler :)

GÖLGELER...

0 yorum
Dün Tanrı'nın gölgelerini gördüm...
Kalabalığın içindeki denize hüzünle bakan kuşlar...
Umutsuz anımda bana gülümseyen renklere boyanmış bulutlar ve gökyüzü....
Aradan sızan güneş ışığı....
Yüzümde beliren gülümseme...
Yaşamı hissettim...
Anı...

Evet ben dün Tanrı'nın gölgelerini gördüm...

Garip bir bayram

0 yorum
Evet bayram geldi çattı ve en değişik bayramlardan birini yaşadım... adım adım maddeler halinde anlatayım...

1.Bu bayram misafirlerle uğraşmamak için Silivri taraflarına dayımın yazlığına gittik...
2.Yazlığa gece vardık... sabah kahvaltı yaparken bir bakarız ki annemin teyzesi ve anneannemin amcasının kızı ve kocası.. hiç görmediğim insanlar... sürpriz yapmışlar...
3.Ardından hemen oturulur ve hiç tanımadığım halde bayram harçlığı alındı :P (Bu kısım en güzel kısımlardan biri tabi :P)
4.Harçlıktan sonra bi şaşkınlık yaşadım ilk kez gördüğüm akrabalar hayatımda :D... ardından öğlen saatleri onların kaldığı yazlık eve gittik..
5.Yazlık eve girdik... içeride anneannemin akrabaları ve kuzenleri.. hatta kuzenlerinin çocukları vardı... daha önce hiç görmemişim...
6.Ve kapı çaldı.. anaam! bir bakarım anneannemin tüm sülalesi eve daldı.. yaklaşık 25 kişi olduk.. herkes birbirini tanıyor.Ben ve annem kendimizi acaip yabancı gibi hisseder olduk.. biz akrabalardan kaçtık.. tanımadığımız akrabalara yakalandık! :P...
7.Cd koydular DVD'ye.. oh dedim heralde film izleyeceğiz! ama yanılmışım.. koyulan şey anneannemin amcasının kuzeninin büyük kızının Almanya'da ki düğünüymüş :|.. ve o düğün yaklaşık 2-3 saat sanki heyecanlı bir film izlenirmiş gibi çığlıklarla,neşe ile izlendi...
8.Ben dayanamadım taktım mp3 playerı ve onlar düğün izlerken ben Bent-Swollen dinleyerek hayal alemlerine daldım :p...
9.Bir zaman sonra mp3player bana pilini bitirerek harika bir sürpriz yaptı ve kendimi bulmacalara verdim... bir yandanda anneme el göz işaretleri yapmaya çalıştım çaktırmadan...
10.Orada anneannemin başka bir kuzeni vardı adı Hatun teyze.. beni çok güldürdü.. hayatımda tanıdığım en komik,açık sözlü,zeki kadınlardan biri idi ve bir çok muhabbeti ile hem sıkıntımı aldı hem de beni benden aldı.. :) heralde o da olmasaydı sıkıntıdan kurdeşen dökebilirdim :p... Hatta hatun teyzenin annesinin adı da ''Kadın'' mış... duyunca önce bir afalladım yok artık dedim...
11.Hatun teyzenin güzel ve komedi sohbetinden sonra kalkma vakti geldi çattı.. ama kalkarken Hatun teyzenin kızıda ''Elton John'' a ''Elti John'' diyerek beni benden aldı....
12.Kalktıktan sonra yan eve geçtik... O kişide anneannemin amcasının oğlu ve karısı :P... annemi yaklaşık 35 yıldır görmüyormuş o kadın.. ve isimleri yine enteresan... Kadının adı ''Harika''.. adamın adı ''Kasım''...
13.Gece oldu ve dayımlarla yazlıklarına doğru koyulduk.. ertesi sabah yine o tayfa kahvaltıya geldiler bu sefer.. yaklaşık 17 kişi olduk... kahvaltıdan sonra topluca yürüyüş yapalım dedik ve anında hatun teyze ; ''Ula öle yürünurmu bide kilo verceniz.Çekilun şöle'' diyerek gençlere dahi taş çıkarkan bir hızda yürüdü...
14.Artık sıkıntıdan patlama noktasına geldim ve yürüyüşte onlardan ayrılarak arkadaşımı aradım ona patladım sıkıntıdan mahvoldum hiç genç yok kafa diye... Allahtan akşam eve dönme kararı aldık..
15.Eve dönene kadar afedersiniz vahşi hayvanlar gibi börekleri,kekleri süpürdük.. sanki açlıktan çıkmışız!... ardından mideyi güzelce bozduk tabi :s
16.Akşam eve döncez oradaki bir yavru kediyi (1 yaşında falan o kadar ufak deil) alalım arabayla dayımların bahçesine getirelim dedik... arabaya koyduk ve kedi bizleri arabada sıkıntıdan çıldırarak tırmalamaya ve gergin anlar yaşatmaya başladı.... ve o arada kazalardan döndük.. en sonunda kenara çektik,başka bir tatil sitesinin bahçesine bırakma kararı aldık.. ama bir türlü bırakamıyoruz. içimiz içimizi yiyor! kediyi bırakma anımız ayrı bir olaydı.. tellerden çıkardık arka tarafa koyalım dedik.. kedi bırakmıyor yakamı içim kötü oldu :s... en sonunda bıraktık... aneanneme de uğradıktan sonra evin yoluna koyulduk.. böyle garip bir bayramdan sonra bir süre MİSAFİR görmek istemiyorum :|.. herşeye rağmen eğlenceli bir bayramdı.. baya güldüm...

Bitkin düştüm...

0 yorum
2009 Eylül bu yılın bana olan bir şakasıydı!...Herşey üstüste geldi... en yakın arkadaşımın kalbini kırmam,bana güveninin sarsılması,diğer 2 arkadaşı hayatımdan çıkartmam,en yakın arkadaşımın eski sevgilisinin ona geri dönmek istemesi ve bana uyuz olması,küslükler,babamla aramdaki büyük sorunlar,maddi ve manevi sıkıntılar,yeni yollar vs vs... sürüden ayrıldım ve bitkinim şuan... dipten çıkışı bekliyorum...

Merkür rica ediyorum düz git :)

4 yorum


Merkür yıl da 4 kez geri gider.. yaklaşık bu 1 aya yakın falan sürer.. 7 Eylül 2009 dan itibaren tekrar geri gitmeye başladı... yaklaşık bu 29 Eylül'e kadar sürecek.. Merkür iletişim gezegenidir.. geri gittiği andan itibaren iletişimde aksamalar başlar.. teknolojik eşyalar bozulur.. araç kazaları artar... iş toplantıları,sözleşmeler,buluşmalar gecikir. İletişimde ciddi sorunlar meydana gelir kısaca... bu geri gidişten en çok Merkür'ün yönettiği burçlar olan İkizler ve Başak'lar etkilenir... Bu ay ki geri gidiş sanırım bizim en çok etkilendiğimiz geri gidiş olarak tarihe geçecek.. Olanları anlatmak gerekir ise ;

1.Adsl bağlantım arızalandı... 1 hafta boyu netsiz kaldım.. ta ki yeni internet bağlatana kadar..!
2.Adsl ardından evde ki Plazma tv arızalandı....
3.Evde ki ses sistemi bozuldu...
4.D-smart bozuldu....
5.Mp3 playerım ve kulaklığında arızalar meydana geldi...
6.İş yerinde çok yoğun bir durgunluk ve sıkıntı yaşandı...

Çevremde olup bitene gelirse ;

1.Arkadaşımın bilgisayarında ki tüm işleri yandı.
2.İş yerinde ki modem sorun çıkardı...
3.Başka bir arkadaşın bir an da bilgisayarı bozuldu...
4.Sokaklar da küçük araba kazaları çok sık görür oldum...

ve aklıma gelmeyen bir çok şey daha...

29 Eylül'e kadar sabır diliyorum herkese :)...

Chocolate Project

2 yorum

Bugünkü tarifim ''Chocolate Project''

Malzemeler : Çikolata

yağmurlu bir gün akşam serinliğinde dışarı çıkın ve rüzgarı hissedin... yağmur şiddetli bastırdığında çikolatayı ağzınıza atın ve ıslanarak yağmurun ve çikolata tadının keyfini yaşayın!

Not : Hastalanırsanız sorumlusu değilim :D

Adaletsizlik

2 yorum
Cümle : Dünya da adalet yok... (Farkında olmadan Yaratıcıya saygı duymamak) (Sen mi karar verecen adaletin olup olmadığına?) (Herkes yaşaması gerekeni yaşar)..

Cümle : Şu kişiye acıyorum... (Tanrı'dan dahamı merhametlisin ki acıma görevini üstleniyorsun.) (Kendini farkında olmadan bütünden önemli görmek) (O kişi o durumdaysa bu hayatta yaşaması gereken ders o'dur..)

TAM SONUÇ : Bazı şeyler algımızın ötesindedir.. Kendi yaşamına bak...

3 Maymun

2 yorum
Bazen midem bulanıyor... çok sevgisiz bir gezegende yaşıyoruz... İnsanlar neden,ne amaçla yaşadığının farkında değil , 3 maymun oynayanlar,dedikodular,menfaatçilik,çıkarcılar. iyi insanlar gerçekten çok az... Ben bu devrin bilgi devri olduğuna inanmıyorum... tamamen uyutulma,uyuşturulma,aptallaştırılma devri... öyle günlere geldikki , doğal afetler korkunç sayıda arttı... sapık ve ensest ilişkiler arttı.. intihar oranları arttı... uyuşturucu yaşı düştü... Sevgi artık anormal bir şey olarak algılanıyor... ve hala kıyameti bekleyen insanlar var :D komiğime gidiyor biz zaten kıyameti yaşıyoruz...! sadece 3 maymun oynuyoruz... Çünkü korkuyoruz ve bu işimize geliyor... görmüyoruz ..duymuyoruz ve bilmiyoruz....Sevgi yi bırakın daha ne olduğunu bile bilmiyoruz... THE END yazısına az kaldı bence...

Anımsatmalarla yaşıyorum...

4 yorum
Son zamanlar herşey,bir çok an bana birşeyler anımsatıyor... Geçen haftadan bu yana bu durumu daha bir sık yaşar oldum... mesela geçen haftalarda eve geldim.. internet kesikti ve buna etken oldu tabi :P... akşam evde kimse yoktu.. tatlı bir yorgunlukla uzandım salona.. ışıklar loş... cam açık ve tatlı bir rüzgar.. kendimi acaip huzurlu hissettim o an... ertesi gün iş çıkışı hava yağmurlu iken kendimi bir anda 80 li yılların ''Perihan Abla'' dizisinde,akşam işten çıkmışım eve yürüyorum gibi hissettim... kendimi teknolojinin daha geri olduğu yıllarda hayal ettim ve bu bana huzur verdi... bunu biraz yaşatan yine evde netin kesik olmasıydı tabiki :p... vapura bindim.. denize bakarak hayaller kurdum... Düşündümde teknoloji birazda bizi maneviyattan soğutuyor be...! bugün ise iş çıkışı yanımdan bir genç kız geçti.. parfümü değişik kokuyordu... ve kendimi bir anda Fransız sokaklarında bir parfüm reklamı filminde gibi hissettim.. ve ardından ''Gotan Project'' te çalsa tam olacaktı.. :)... neyse öyle işte be blog :)...

Duş için püf noktası.. Mentollü sihir...

0 yorum

Mükemmel duş için mentollü duş olayını deneyebilirsiniz.. fakat bu anlatacaklarım sadece erkeklere özel çünkü kızlara özel henüz mentollü şampuan göremedim...

Yapılışı ; Mentollü vücut şampuanını alın... tüm vücuda yavaşça sürün ve ardından duşu açın.. suyun altına tam girmeyin yanında durun.. su soğuk olsun.. bedeninizde aşırı bi ferahlık ve üşüme hissi hissedeceksiniz.. ve tüm negatif enerji yok olup gidecek.. mentolün serinliği üzerinizde olacak.. ardından buz gibi suyun altına dalalım ve o serinlik anını doya doya yaşayalım... işte budur... terleten,bunaltan günlerin vazgeçilmezi...!

Ah canım!

0 yorum
Ah zavallı bloğum en son Şubatta görüşmüşüz senle.. gel barışalım :)

Beynimi durduramıyorum!

2 yorum
Hayal kurulurda bu konuda aşmış olduğumu düşünüyorum evet.....

her an her saniye hayal kurup yaşayan...

yolda yürürken hayal kurup birden kahkaha basıp gülümseme kapasitesine sahip...

gittiğim mekanlara göre film sahneleri yaratıp anında ya olursa şimdi diye gelen heyecanlanmalar....

yatmadan önce kurulan hayaller...

bekleyiş içindeyken edinilen paranoya tarzı hayaller...

vs vs vs...

ben çok seviyorum bu özelliğimi...

örnekler vereyim biraz....

hayal 1

geçen kabataştan taksime giderken fenikülere bindim...

direk aklıma gelen ve kurduğum hayal:

göktaşı düşüyor... tsunami oluyor... şehri su kaplıyor... tramvayın kalktığı kata su doluyor.. ama tramvyın camları çok sağlam..bu yüzden patlamıyor ve içine su girmiyor ve tünelin içinde suda yüzmeye başlıyor... biz içerdeyiz... çıkma şansımızda yok... yanımızda yüzen arabalardan tut cesetlere kadar....

(manyak mı yım?) (AZ SONRA!)

Hayal 2

110 a bindim... kadıköy e gidiorum taksimden.. otobüste sızmaya başladım.. bi an hayal kurdum köprüdeyiz.. köprü çöküyor. suya yağmur taneleri gibi düşen araçlar. bizde otobüste çığlıklar atıoruz herkes düşüo bi kaos falan....

(evet manyağım!)

Kumanda

0 yorum

Yeni bi kumanda istiyorum...

sabahları bastığımda tüm evdekilerin sesi kapancak...

konuşmaya devam etcekler ama ben duymayacağım...

annemin sabahın 8 inde ''oğlum saat 09.00 oldu kalk'' demesinden kurtulacağım....

babamın sabahın köründe ''hadi olum hadi'' demesinden yırtacağım....

cidden istiyorum böyle bi kumanda....

bilim adamlarına selamlar olsun...

duyun sesimi....

Aticon....

Sıkıldım artık!

2 yorum
Kesin ben bu dünyaya sabrımı sınamak için gelmişim belli oldu.... babamın çenesi illallah dedirtti artık... sürekli vıdı vıdı... sürekli laf atmalar... sürekli hayat tavsiyeleri.... inanın bıktırdı!... kafayı yer gibi oluyorum artık... hayır o kadar bıktırdıki artık haklıda olsa dedikleri bi işe yaramıyor! hayır yani adam gibi az söle tam söle.... özellikle eşyalar konusunda anlaşmalı olsalar gerek.... ne zaman babam evdeyse bi eşya mutlaka kaybolur... babam kıyameti koparır.... evde olmadığı zaman ise hiç bir eşya kaybolmaz.... şaka gibi..... sanki bi güç onun huysuzluk yapması için çalışıyor..... örnek vereyim; 2 yıl öncesi civarı babam salona girer girmez yılların sandalyesi çat dedi kırıldı.... sonra başka bi gün mutfakta çay taşırken hiç düşürmem..babam geldi kesin düşürürsün dedi ve o gün düşeceği tuttu.. yok valla çıldıracam... bugünde yeşil akbil kaybolmuş... yine biz olduk suçlusu içerde vıdı vıdı vıdı vıdı söyleniyor... artık takmamaya çalışıyorum... huylu huyundan vaz geçermi?! kendimi yıpratamam artık.... haline şükretmsi gerekir... dışarda sigara içen,serserilik yapan biride olabilirdim.... he bide sonra dışarda ben sizi övüyorum der.. BANANE hiç övme daha iyi.! iyi be dışarda öv evde içimize et! OLDU.... :) gözlerim DOLDU :).....

Oh lan ne güzelmiş bu blog olayı içimi akıttım rahatladım.!

şimdi küçük bir itiraf daha o zaman :)... bugün evdekiler benim iş yerinde olacağımı sanıyor amaa arkadaşla buluşcam.... kendimi dinlemem lazım sürekli sınav mınav.... fotoğraf çekmeyi özledim adam gibi.... 2009 lan ne biçim yılsın mahvettin beni! :(... Foto hevesimi bile söndürdün...geri edinmem lazım... o yüzden bugün minik bir adım atacam :)... devamı illaki gelecektir.....

Yeni albüm....

0 yorum

Massive Attack ın 2009 da çıkacak olan albümünden bir parça... şarkıya bakılırsa yeni bir ''Inertia Creeps'' geliyor sanki... =) yine ortalığı sallayacaklar belli oldu =)....

link ; http://www.youtube.com/watch?v=4eeJekQBan8


Copyright © Kozmik Panda - Blogger Theme by BloggerThemes